guresdosyasi.com

  

 

 

BİZİ DÜNYAYA TANITANLAR
 

HAMZA YERLİKAYA

AVRUPA ŞAMPİYONU (8 KEZ) Rekortmen

Dünya şampiyonu (3 Kez)

Olimpiyat Şampiyonu (2 Kez)
 

O BİR EFSANE

O BİR LEGEND

 

 

 

SIRA NO

ADI SOYADI

MEMLEKETİ

ALTIN MADALYA SAYISI

GÜMÜŞ MADALYA

BRONZ MADALYA

Toplam Altın

SPORCULAR

Toplam Madalya

1

Alexandre KARELİN

RUSYA

30

2

 

30

32

2

Hamza YERLİKAYA

TÜRKİYE

23

4

3

23

30

3

Hector Milan

CUBA

23

9

2

23

34

 

 

1996 atlanta Olmpiyat oyunları 82 kg Finali

 

Hamza Yerlikaya (doğum 3 Haziran 1976 - Kadıköy, İstanbul) FILA tarafından asrın güreşcisi unvanı verilmiş Türk güreşçi. Grekoromen güreşmektedir.

Hemen doğumu öncesi ailesi Sivas'tan İstanbul'a taşınmıştır. Babası Mustafa Yerlikaya da eski bir güreşçidir. İstanbul'a geldikten sonra bir süre sonra maddi koşullardan dolayı güreşi bırakmak zorunda kalan Mustafa Yerlikaya çocuklarını güreşe yönlendirmiştir ve Hamza Yerlikaya'yı 1986 yılında güreşe başlatmıştır.

Hamza Yerlikaya'nın ilk uluslararası turnvuası Kanada Québec'de yapılan 1991 Yıldızlar (16 yaş altı grubu) Dünya Şampiyonasıdır. Bu turnuvada dördüncülük elde eder.

17 yaşında iken yaşının küçük olması nedeni ile Büyükler 1993 Türkiye Şampiyonasına alınmaz. Ancak, aynı yıl Uluslararası Vehbi Emre Güreş Turnuvası'nda gösterdiği başarılı müsabakalar ile büyükler kategorisinde de Milli Takıma girebileceğinin ilk sinyallerini vermiştir.

1993 yılında İstanbul'da düzenlenen Büyükler Avrupa Şampiyonasında katılması o dönemin Federasyon Başkanı Sadettin Tantan'ın isteği ile kabul edilir. Bu turnuvada ikincilik başarısı kazanır. Aynı yıl Stokholm'de düzenlenen 1993 Dünya Şampiyonasında Avrupa, Dünya ve Olimpiyat şampiyonu olmuş rakiplerini yenerek şampiyon olur. Bu sonuç ile İstanbul'daki ikinciliğinin tesadüf olmadığını kanıtladı. Uluslararası Güreş Federasyonları Birliği (FILA) modern güreşin tarihinde dünya minderlerinde ilk kez 17 yaşında bir güreşçinin şampiyon olduğunu açıkladı ve Hamza Yerlikaya'yı Asrın Güreşçisi unvanı ile ödüllendirildi. Yaşının küçük olması nedeni ile aynı yıl gençler, ümitler ve büyükler kategorisinde mücadelesine devam ederek başarılarına yenilerini ekledi.

1986 - 1996 yılları arasında ilk kulübü olan İstanbul Demirspor'da güreşti. 1996 - 1997 yıllarında Ankara'da Silahlı Kuvvetlerde askerlik görevi devam ederken Türk Askeri olarak sivil bir olimpiyatta altın madalya alarak Türk Spor tarihinde bir ilke imza atmış oldu. 1998 - 1999 yıllarında Emlakbank Kulübünde güreşti. Halen İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde sporculuğuna devam etmektedir.

Olimpiyat, dünya ve Avrupa sampiyonu sporcu 22 temmuz 2007 tarihli genel seçimlerde memleketi Sivas'tan 23. dönem milletvekili seçilmiştir.

 

BAŞARILARI
  • 1991 Kanada, Yıldızlar Greko-Romen stil 65 kg Dünya 4.bu dünya 4.

  • 1992 İstanbul, Yıldızlar Greko-Romen stil 76 kg Dünya 1.

  • 1992 Kolombiya, Gençler Greko-Romen stil 76 kg Dünya 2.

  • 1993 Aagde, Fransa, Greko-Romen stil 82 kg Akdeniz Oyunları 3.

  • 1993 Avusturya, Gençler Greko-Romen stil 81 kg Avrupa 1.

  • 1993 İstanbul da Büyükler Greko-Romen stil 82 kg Avrupa 2.

  • 1993 Stokholm, İsveç Büyükler Greko-Romen stil 82 kg Dünya 1.

  • 1994 Atina, Yunanistan Büyükler Greko-Romen stil 82 kg Avrupa 5.

  • 1994 İstanbul da Ümitler Greko-Romen stil 82 kg Avrupa 1.

  • 1994 Macaristan Gençler Greko-Romen stil 88 kg Dünya 1.

  • 1995 Besoncon, Fransa, Büyükler Greko-Romen stil 82 kg Avrupa 7.

  • 1995 Prag, Çekoslavakya, Büyükler Greko-Romen stil 82 kg Dünya 1.

  • 1995 İran, Ümitler Greko-Romen stil 82 kg Dünya 3.

  • 1996 Budapeşte, MACARİSTAN, Büyükler Greko-Romen stil 82 kg Avrupa 1.

  • 1996 Atlanta, ABD Olimpiyat Oyunları Greko-Romen stil 82 kg Olimpiyat 1.

  • 1997 Tahran, İran, Büyükler dünya kupası Greko-Romen stil 85 kg 1.

  • 1997 FİNLANDİYA, Büyükler Greko-Romen stil 85 kg Avrupa 1.

  • 1997 Bari, İtalya Greko-Romen stil 85 kg Akdeniz Oyunları 1.

  • 1997 Varşova, Polonya Greko-Romen stil 85 kg Dünya 2.

  • 1998 Gavle, İsveç Greko-Romen stil 85 kg Dünya 5.

  • 1998 Minsk, Beyaz Rusya Büyükler Greko-Romen stil 85 kg Avrupa 1.

  • 1999 Sofya, Bulgaristan Büyükler Greko-Romen stil 85 kg Avrupa 1.

  • 1999 Malmö, İsveç Büyükler Greko-Romen stil 85 kg İsveç Cup.1.

  • 2000 Sydney, Olimpiyat Oyunları Greko-Romen stil 85 kg 1.

  • 2001 İstanbul da Büyükler Greko-Romen stil 85 kg Avrupa 1.

  • 2002 Finlandiya, Büyükler, Greko-Romen stil 84 kg. Avrupa 1.

  • 2005 Bulgaristan Varna Büyükler Avrupa Şampiyonu 96 kg 1

  • 2005 Macaristan Budapeşte Büyükler Dünya şampiyonu 96 kg 1

  • 2006 Moskova Rusya Büyükler Avrupa Şampiyonu 96 kg 1

  • Kendine has en iyi uyguladığı teknikleri: Bel kündesi, salto. Antrenörleri Salih Bora ve Muzaffer Aydın.

  • Halen TBMM Adalet ve kalkınma

  • Partisinden Sivas milletvekili olarak seçilmiş olup Parlementoda görev yapmaktadır.

 

 

Avni TARHAN

Güreş Dosyası

 

 

Mehmet Dede'nin Hamza'sı

 

Türk güreş tarihinin son yıllardaki en başarılı temsilcilerinden Hamza Yerlikaya, 2000 Sydney'e adına, şanına yaraşır bir başlangıç yaptı. İlk maçında Finlandiyalı Marko Aselt'i 1,5 dakikada 10–0 yenen Hamza, maçta adeta herkese parmak ısırttı.

Minderde seyrettiğim Hamza'yı her yönü ile hazır, istekli, bir buçuk seneden bu yana madalyasızlığın verdiği hasretle minderi titreten bir edada gördüm. Çok duygulandım. Dediğim tek kelime Allah nazardan saklasın. Evet, Hamza ikinci turda yılların gediklisi şampiyon Alman Thomas Sander'i karşısında buldu. Çok temkinli bir müsabaka çıkartan Hamza ezeli rakibini 2–1 yendi. Maç sonunda Almanların itirazını inceleyen FILA İtiraz Komisyonu, 2–1 biten müsabakayı yine 5–1 Hamza'nın lehine verdi. Yani adalet yerini buldu. İyi başlangıç, iyi gidiş, bravo Hamza.

Şimdi ise çeyrek finaldeki rakibi Kübalı Enrigu Mendez Lazo. Şimdi bu sporcuyu bir tanıyalım. 1973 doğumlu olan Mendez, 1997, 1998, 1999 yıllarında Panamerican Oyunları şampiyonu. Ayrıca 1999 yılında yapılan 45. Dünya Grekoromen Şampiyonası'nda da 85 kg.'ın birincisi. Evet, her rakip zordur; ama önemli olan zoru başarmaktır. İlk iki müsabakasında izlediğim Hamza'nın performansına bakarak şunu diyebilirim. Bu Kübalı dahil herkesi yenebilir. Çünkü küçük yaşlarda yakalamış olduğu büyük başarı inatçılığı gerekse yerde çırpma ve bilhassa kündeyi mükemmel yapıyor. Finli Marco'yu yerden kaldırdığı bir pozisyon izledim, tamamen fizik kurallarına ters. O kadar zor pozisyonda kaldırdı ki, bu kaldırış sonucunda kanaatim tek kelime ile maşaallah çok iyi gördüm demek oldu. Çünkü insanı o pozisyonda kaldırmak gerçekten çok zor. Dileğimiz böyle Rabb'im neylerse güzel eyler. Evet Hamza şimdi ilk gün alınan çok kötü sonuçların da verdiği moralsizliğe rağmen kükreyen bir aslan gibi grekoromende tek temsilcimiz olarak minderde. Tek arzum ve dileğim ikinci olimpiyat madalyasını boynuna takması. Biz şimdi yukarıdaki başlığımız olan “Mehmet Dede'nin Hamza'sı”na dönecek olur isek; evet Hamza'yı çok seven muhterem dedesi Mehmet Dede, Yarabbi sen bana Hazreti Hamza gibi güçlü bir torun ver diye dua ve niyazda bulunmuştu. Allah'ın rahmetine kavuşan Mehmet Dede'nin ve Türkiye'mizin gururu olan Hamza şimdi gerçekten büyük bir azimle şanlı bayrağımızı dalgalandırmak için olanca gücünü kullanmakta. O zaman dualarımız Hamza ve 28 Eylül'de başlayacak olan serbestçi kardeşlerimiz için olsun. Son söz olarak: Kötü yönetim ve böylesine büyük başarı kazanan bir ekibi çalıştırma gibi bir nimet elde eden teknik ekibimizin hataları sonucu grekoromen milli takımımızın aldığı kötü sonuçlara rağmen Türk güreşinin yerinin bu sonuçlar olmadığına yürekten inanıyorum.


 

a.tarhan@zaman.com.tr

 

 

Sırtı ancak hastanede yere gelen efsane: Hamza Yerlikaya

 

NURULLAH KAYA

17 yaşında dünya şampiyonu olup 'Asrın Güreşçisi' unvanını aldı. Yıllarca Avrupa ve dünya şampiyonaları ile olimpiyatların değişmez ismi oldu. Ancak hiç umulmadık bir anda kendini ameliyat masasında buldu ve boynundaki kırıklardan operasyon geçirdi.

Ağabey Muttalip Yerlikaya’yla birlikte hastanenin avlusuna bakan küçük bir pencerenin kenarında uzun süre bekledik. Bu bekleyiş esnasında değişik mekânlardan farklı sohbetlere dalmıştık ki gelen telefonla irkildik. Avizenin diğer uçundan ‘Hamza, odasına getiriliyor’ haberi yankılandı. Dört gözle bekledik. Yaklaşık dört saatlik operasyon başarıyla gerçekleştirilmişti. Uzun bir süre de narkozun etkisinin geçmesi beklenmiş, güneş geceye kendini teslim etmeye başlamıştı.

O koca cihan pehlivanı, ameliyat kıyafetleri içinde boynunda desteklerle odasına getirildi. Doktorlar ve hemşireler, fiziki kontrolünü takip etmek maksadıyla üzerine bir takım tıbbi aletler bağladı. Görevliler dışarı çıktığında Güreş Milli Takımı’nın değişmez doktoru Ulaş Yavuz ve bizler Hamza’nın başına bir tespih gibi dizildik. O ara, Yerlikaya ailesinden de gelenler oldu. Başarılı güreşçimiz gözlerini hafiften aralayıp başındakilerin isimlerini tek tek sayarak ‘Hoş geldiniz’ deyince, odadaki herkesin morali düzeldi ve yüzleri güldü. ‘Geçmiş olsun’ dileği ve kısa bir ziyaretin ardından odadan ayrıldık.

Hamza, her geçen saat ve gün daha çok kendine gelmeyi başardı. Doktorların hayretle dile getirdikleri bir insandı Hamza. Yıllarca boynundaki kırıklarla Türkiye’ye madalyalar kazandırmış; lakin sağlığını tehdit eden bu durumun fakına hiç varamamıştı. Çünkü boyun kasları çok güçlüydü ve bu yüzden kırıkları hiç hissetmiyordu.

Allah vergisi yeteneğiyle daha çocuk yaşta büyüklere meydan okuyan efsane güreşçinin ailesi Mart 1976’da Sivas’tan İstanbul’a göç etti. 3 ay sonra, yani 3 Haziran 1976’da İstanbul Kadıköy’de aslan parçası bir çocuk dünyaya gözlerini açtı. Dede Mehmet Yerlikaya, “Ona Hamza ismini verin. Allah ona Hazreti Hamza gibi güç, kuvvet verir inşallah!” dedi ve bu çocuğun adı Hamza kondu. Dede Yerlikaya, 10 gün sonra vefat etti.

Küçük Hamza, 16 yaşına kadar daha çok futbolla ilgilendi. Hatta F.Bahçe’nin altyapısında bile oynadı. Fiziği zayıf görünen Hamza, güreşçi olan ağabeyi Muttalip’in tavsiyesiyle Kadıköy’deki Demirspor’a gitmeye başladı. Ağabeyinin o yıllarda Avrupa ve dünya şampiyonalarında aldığı madalyalar hepten güreşe bağlanmasına vesile oldu. 1991’de milli formayı giyen Yerlikaya, o yıl katıldığı Dünya Yıldızlar Güreş Şampiyonası’nda 4. olarak dikkatleri üstüne çekti. 1 yıl sonra aynı şampiyonada bu kez şov yaparak ilk dünya şampiyonluğunu kazandı.

***

‘9’ işareti yapmaya hazırlanıyordu

1993’te daha 17 yaşındayken Sadettin Tantan’ın talimatıyla büyükler kadrosuna katıldı. 1993 Avrupa Şampiyonası’nda Almanların ünlü güreşçisi Thomas Zander’e 4-2 yenilerek Avrupa 2.’si oldu. Maçı izleyen otoriteler bu küçük çocuğun ileride çok büyük başarılara imza atacağını dile getirdi. Aradan aylar geçmeden Stockholm’deki Dünya Şampiyonası’nda pek çok ünlü ismi mindere sererek finale yükseldi. Ülkemize 26 yıl aradan sonra grekoromende dünya şampiyonluğu getirip 17 yaşında büyükler kategorisinde en geç dünya şampiyonu olarak tarihe geçti. Bu final maçı sırasında üzücü bir olay da yaşandı. Antrenör Ömer Suzan’ın kalbi, Hamza’nın finaline dayanamadı. Kriz geçiren Suzan, hastaneye yetiştirilerek kurtarıldı. Hamza’nın kariyerindeki en önemli tarihlerden biri de 1996 idi. 1993’ten beri katıldığı Avrupa şampiyonalarında bir türlü birincilik kürsüsüne çıkamayan Hamza, 1996 Avrupa Şampiyonası’nda ve Atlanta Olimpiyatları’nda altın madalya kazanmayı başardı. Daha 20 yaşındayken Türk güreş tarihine birçok destan sığdıran Hamza, 2000 Sydney Olimpiyatları’nda da altın madalyayı boynuna taktı.

Yıllar yılları kovaladıkça Hamza’nın başarısı da sıkleti de arttı. Çok fazla kilo düşmekten dolayı 2004 Atina Olimpiyatları’nda performansını tam olarak ortaya koyamadı. Fakat 2005 ve 2006’da çok iyi güreşler çıkartarak formunu 96 kiloda tekrar yakaladı. Bugün 96 kiloda sebat eden Hamza, 2008 Pekin Olimpiyatları için ilk önce sakatlığının sırtını yere getirmeye çalışacak.

İlk Avrupa şampiyonu olduğunda işaret parmağını göstererek aldığı ilk galibiyetinin mutluluğunu yaşatmıştı Türk halkına. Ondan sonra, aldığı her Avrupa şampiyonluğunun akabinde gösterdiği parmaklarının sayısını artırmayı kendine gaye edinmişti. Fakat bu yıl tam parmaklarıyla 9 işareti yapmaya hazırlanırken ameliyat olmak zorunda kaldı. Sporvizyon olarak Hamza’ya tekrar geçmiş olsun diyor, bir an önce sağlığına kavuşmasını umut ve temenni ediyoruz.

 

ZAMAN’IN 17 YILLIK ŞEREF KÜRSÜSÜ

Yıl

Sporcu

Futbolcu

Takım

Spor Adamı

2006

İbrahim Kutluay

Gökhan Ünal (Kayseri)

G.Saray

Özhan Canaydın

2005

Hamza Yerlikaya

Alex (F.Bahçe)

F.Bahçe

Aziz Yıldırım

2004

Taner Sağır

Aurelio (F.Bahçe)

F.Bahçe

Aziz Yıldırım

2003

Süreyya Ayhan

Nihat Kahveci (Sociedad)

Beşiktaş

Serdar Bilgili

2002

Süreyya Ayhan

Emre Belözoğlu (İnter)

A Milli Takım

Haluk Ulusoy

2001

Hidayet Türkoğlu

Rüştü Reçber (F.Bahçe)

12 Dev Adam

Aziz Yıldırım

2000

Halil Mutlu

Emre Belözoğlu (G.Saray)

G.Saray

Celal Doğan

1999

Halil Mutlu

Okan Buruk (G.Saray)

G.Saray

Haluk Ulusoy

1998

Haldun Alagaş

Elvir Baliç (F.Bahçe)

G.Saray

Aziz Yıldırım

1997

Hamza Yerlikaya

Rüştü Reçber (F.Bahçe)

G.Saray

Tuncay Özilhan

1996

Hamza Yerlikaya

Hakan Şükür (G.Saray)

F.Bahçe

Ali Şen

1995

Hamza Yerlikaya

Abdullah Ercan (Trabzon)

A Milli Takım

Faruk Özak

1994

Halil Mutlu

Oğuz Çetin (F.Bahçe)

S. Güreş Milli Takım

Faruk Özak

1993

Hamza Yerlikaya

Hakan Şükür (G.Saray)

G.Saray

Sadettin Tantan

1992

M. Akif Pirim

Rıdvan Dilmen (F.Bahçe)

Genç Milli Takım

M. Ali Yılmaz

1991

Arzu Tan

Ünal Karaman (Trabzon)

Beşiktaş

Süleyman Seba

1990

Fevzi Şeker

Rıdvan Dilmen (F.Bahçe)

-

İsmet

 

Avni Tarhan-Yeni Şafak Gazetesi-27-Kasım-2007 Salı

     Avni Tarhan
atarhan@yenisafak.com.tr

Dünya Güreşinde top 100 ve FİLA'nın gafı

Dünya güreşini yöneten FİLA bugünlerde Top 100 yani dünyada tüm zamanlar içinde gelmiş geçmiş en başarılı sporcuların isimlerini yayınladı. Yayınlanan liste tepeden tırnağa yanlışlarla dolu. Basınımızın çok büyük bölümü ve ajanslar bu hatayı atlayarak yayınladılar. Anlaşılan FİLA özenle bunu düzenlememiş. Fakat bizi mutlu eden en önemli şey ise, dünyada en başarılı hit olmuş sporcuların üçüncü sırasında Hamza Yerlikaya'nın yer alması. FİLA, listeyi hangi kriterlere göre düzenledi bilmiyoruz; fakat Hamza'nın olması gereken yer aslında ikincilik sırası. Neden mi derseniz, Hamza Yerlikaya'nın 2 Olimpiyat, 3 Dünya ve 8 Avrupa Şampiyonluğu bulunuyor. İkinci sıradaki Kübalı Hector'un ise; 2 Dünya ve 1 Olimpiyat Şampiyonluğu var. Gerisi Panamerikan Oyunları, Fila Test turnuvaları ve Dünya Kupası müsabakalarından alınan madalyalar. Top 100 listesinde FİLA tarafından yapılan en büyük hatalardan birisi ise Star sporcumuz Şeref Eroğlu gibi bir ismi ilk 100 içinde göstermemesi. Oysa tarafımızdan yapılan titiz araştırmalar sonucunda Şeref Eroğlu , 14 altın, 7 gümüş ve 5 bronz madalya ile Top 100'ün 16. sırasında yer almakta. FİLA, Şeref Eroğlu dışında 21 altın madalyası bulunan Rusya'dan Maharbeg Chadarzev ve Arsen Fadzaev gibi dünya starlarını da maalesef listeye almayı akıl edememiş. Bunlar aslında hiç de hoş karşılanacak şeyler değil. Tüm dünyanın takdirini kazanmış Şeref Eroğlu gibi bir starı liste dışında tutmak FİLA'ya hiç yakışmadı. Top 100 listesinde Hamza Yerlikaya üçüncü, Şeref Eroğlu 16. sırada yer alırken, Nazmi Avluca (9 altın 4 gümüş, 6 bronz), Aydın Polatçı (9 altın,4 gümüş,4 bronz), Mahmut Demir (8 altın, 3 gümüş, 5 bronz) madalya ile bu listede yer alan diğer şampiyon sporcularımız oldular. Liste doğru olmadığı için ilk yirmiden sonraki sıralarda mutlaka kaymalar olacaktır.

FİLA tarafından tanzim edilen listeyi titizlikle incelediğimizde, Dünya ve Olimpiyat şampiyonalarında ilk 15'e hiç girememiş sadece Okyanusya şampiyonaları ve turnuvalarda alınan birincilik madalyaları ile listenin önemli yerine giren sporcular görmekteyiz. Dolayısıyla Top 100 listesinin başta Olimpiyat altın madalyası olmak üzere bir sistem dahilinde yeniden düzenlenmesi en doğru olanıdır kanaatindeyim. Son söz olarak, çeşitli güreş türleri üreterek güreşi paramparça eden, her gün kural değiştirerek güreşin seyir zevkini mahveden FİLA'nın daha çok gaflarını görmemiz mümkün. Unutmadan şunu da belirteyim: Bir çok spor branşı seyir zevki ve seyirci sayımız artsın diye can-ı gönülden mücadele ederken bakınız FİLA ne yapıyor: Sporculardan alınan yıllık lisans ücretleri ile yetinmeyerek şimdi de dünya güreşine star kazandıran antrenörlerden yıllık vize parası almaya başladı. Bu uygulamaya denilebilecek tek şey var: “Yazıklar olsun

 

 

Avni TARHAN 29-9-2000-ZAMAN GAZETESİ

Güreş Dosyası

Güller solmasın (1)

S ydney'de 85 kg.'da 2'nci olimpiyat altın madalyasını kazanarak tarih yazan Hamza Yerlikaya'yı yürekten kutluyorum. Evet, başta Sayın Bakan Fikret Ünlü ve genel müdür, antrenör dahil 5 sıkletten gelen yenilgilerin ardından rahat bir nefes almış oldular.

Her zaman belirttiğim gibi Türk grekoromen milli takımlarının son 30-35 yıl arasında yakalamış olduğu en büyük, en muhteşem kadronun Sydney'de tek altın madalyada kalmasını Türk güreşi açısından ileriye yönelik bir başarı olarak addetmek mümkün değil. Hamza 1,5 sene sıkıntıları ve problemleri nedeni ile madalyadan uzak kaldı.

Hani bir söz vardır: “Tarih ne yazarsa yazsın coğrafya yine coğrafyadır” diye o misal, Hamza herkesin tüm dünyanın bildiği 20. asırda asrın sporcusu seçilmiş büyük başarıların adamıdır. Onu eleştirdiler, yerden yere vurdular; ama o şimdi altınla Hamza'lığını yine ispat etti. Helal olsun ona. Altın madalya sonrasında yapılan konuşmalarda antrenörlerin ve idarecilerin sitemlerine rastladım. Hiç kimsenin sızlanmaya hakkı yok. Olimpiyatlara 5'i dünya şampiyonu olmuş süper star bir kadro ile katılacaksın, birinci gün 4 şampiyonun elenerek tribüne çıkacak, bunun hiçbir savunulur yönünün olması mümkün değil. Eğer bir çalıştırıcı olimpiyat senesi gibi önemli bir dönemde Avrupa, dünya ve Asya'da olup bitenleri video analiz ederek sporcusunu ona göre hazırlamaz ise bu olanlardan şikayete hakkı yoktur. Ne şart olursa olsun yine de yabancı antrenör ve bir Sapunov saplantısı içinde olanların bu sevdadan vazgeçmeleri gerekmektedir.

Bu konuya devam edeceğiz.

 

 

Grekoda Hamza efsanesi...

Avni Tarhan - 05.10.2005 / ZAMAN


Grekoda Hamza efsanesi

Anadolu'muzda en sevilen spor dalı şüphesiz güreştir. Anadolu insanı ona çok ayrı bir değer verir, onu yiğitliğin, mertliğin bir simgesi olarak algılar ve sever. Türk güreşinin efsanevi şampiyonu Hamza Yerlikaya'nın dedesi Mehmet Bey de onlardan birisidir.


Daha Hamza hayata gözlerini açmadan şöyle dua eder: “Yarabbi bana Hazreti Hamza gücünde bir erkek torun nasip eyle, hem de Hz. Hamza gibi pehlivan olsun.” Aylar yıllar geçer Hamza dünyaya gelir, dedesi onu kucağına alır, sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okur, “Bunun adı Hamza'dır.” der. Hamza'nın güreşe yolculuğunun ilk köprüleri atılır böylece.

Türk güreşinin efsanesi Hamza bundan 12 yıl önce yaşı küçük olduğu ve tecrübesizliği bahanesi ile milli takıma alınmıyordu. Dönemin Federasyon Başkanı Sadettin Tantan'ın direktifi ile takıma alınan Hamza o yıl dünyadaki otoriteleri şaşkına çeviren bir sonuçla 17 yaşında dünya şampiyonluğu kazanıyordu. FILA, genç yaşta kazandığı büyük başarıdan dolayı onu "asrın güreşçisi" seçiyordu.

İlk dünya şampiyonluğunu 1993 yılında kazanan Hamza, ikinci dünya şampiyonluğuna 1995 yılında ulaştı. 1995 yılından bu yana tam 11 yıldır dünya şampiyonalarında altına ulaşamayan Hamza, bu kadar büyük aradan sonra belki de dünyada eşine az rastlanır bir başarı ile 3. kez şampiyonluğa ulaştı. FILA'nın sıklet değiştirmesi ile 82, 85 ve 84 kilodan sonra 96 kiloya çıkmaya karar veren Hamza 2005 yılında katıldığı hem Avrupa hem de dünya şampiyonasında birinci oldu.

2004 Atina Olimpiyatları sonunda çok büyük ölçüde kural değişikliğine uğrayan güreşte, yapılan değişiklikle yetinilmeyip tekrar değişim oldu. Bütün bunlara rağmen Budapeşte'de mindere çıkan Hamza, ilk turdaki rakibinden finale kadar hepsini tereyağından kıl çeker gibi yendi.

1976 Sivas doğumlu olan Hamza Yerlikaya'nın büyükler kategorisinde çok parlak karnesi var. Avrupa şampiyonlukları; 1996, 1997, 1998, 1999, 2001, 2002, 2005 (7 kez), dünya şampiyonlukları; 1993, 1995, 2005 (3 kez), olimpiyat şampiyonlukları: 1996 Atlanta, 2000 Sydney olimpiyatları. Türk güreşinin önünde şimdi hedef 2008 Pekin Olimpiyatları. Peki o zaman yaşı 32'leri bulacak olan Hamza nasıl sonuç alabilir? 96 kiloya çıkması ile vücudu oturdu. Çok rahat bir şekilde müthiş güreşler yapıyor. Budapeşte'de son derece taktik güreşti ve yerde kimse ondan puan alamadı. Hatta kimse künde atamadı. Bu sisteme göre Hamza'yı uzun yıllar kimse yenemez. Ben Hamza'nın 2008 Pekin Olimpiyatları'nda rahat bir şekilde sonuca gideceğine inanıyorum.
Avni Tarhan - 05.10.2005 / ZAMAN